Murat yıldırım röportajı

Murat’ın İstanbul Life Dergisi Roportajı
ALINTI: Murat İstanbul Life Dergisi Roportajı
Röportaj(Güz Sancısı ile ilgili olan kısımları eklemedim. biraz yoruldum da. okumak isteyenler zaten alır dergiyi.) yanlış yazdığım yerler varsa affola.

Bu ay kapağımıza Murat Yıldırım’ı taşımaya kara verdiğimizde konuştuğum herkes onu çok sevdiğini, çok beğendiğini ama hakkında çok fazla Bir şey bilmediğini söyledi. Yıldırım’a soracağım sorular için arşiv çalışması yaparken bugüne kadar kendi hakkında pek fazla Bir şey söylemediğini farkettim. Biz de ekip olarak heyecanla çekim gününü bekledik Yıldırım’ı tanımak için. İlk izlenimimz onun çok içimizden biri olduğuydu. Zarif, kendi kabul etmese de biraz çekingen ve prensipli biriydi. Bu prensiplerinden biri kendi hakkında çok konuşmamaktı. Ama bizim için biraz esneklik gösterip az da olsa kendi hikayesinden bahsetti.

Çekimimizi ise bu ayki dosya konularımızdan biri ‘Hanlar’ olduğıu için İstanbul’un hanlarında gerçekleştirdik. İstikametimiz elbette Tarihi Yarımada oldu bu yüzden. Açıkça söylemeliyiz ki, Yıldırım en az bizim kadar hakimdi bölgeye. Hatta öğrenciliğindebu sokaklarda çok vakit geçirdiğini anlattı laf arasında. Ama bizim asıl konumuz 23 Ocak’ta gösterime girecek olan ‘Güz Sancısı’ adlı film oldu. Tomris Giritlioğlu’nun Yılmaz Kaakoyunlu’nun ayn adlı romanından beyazperdeye aktarılan film 6-7 Eylül Olayları’nı konu alıyor. Ve biz olayları Yıldırım’ın canlandırdığı milliyetçi, zengin bir toprak ağasının idealist oğlu olan Behçet’in gözünden izliyoruz. Beren Saat’in canlandırdığı karşı komusu Elena’ya aşık olan Begçet, 6-7 Eylül Olayları’nın panoramasında duygularıyla ve siyasi fikirleriyle bir iç hesaplaşmaya girişiyor. Biz de Yıldırım’la çokça filmi, onu Türkiye’nin sevgilisi haline getiren ‘Asi’yi, ki hemen belirtelim; Demir beş ay sonra ölüyor ve olabildiğince kendini konuştuk. Söyleşide oyuncu eşinden bahsetti. Bilmeyenler için söyleyelim Murat Yıldırım, ‘Fırtına’ dizisinde tanıştığı meslektaşı Burçin Terzioğlu’yla evli.

“İLK ROCK BARA GİTTİĞİMDE ‘YAŞASINHEAVY METAL’ DİYE ÇIĞLIK ATTIĞIMI HATIRLIYORUM. SONRA BU ÇIĞLIK YEDİ-SEKİZ YIL HİÇ KESİLMEDEN SÜRDÜ”

Siz filmdeki gibi aşk ve idealiniz arasında kalsanız ne yapardınız?

İşim, asla ideallerimin başında gelemez. Benim ideallerim hayatla ilgili. Biliyorum çok fazla yanlış yapacağım. Ama ben böyle düşünüyorum; çünkü en iyi senaryonun, Tanrı’nın yazdığı senaryo olduğuna inanıyorum.

Biraz size dönersek, aslında hakkınızda çok şey bilmiyoruz. Neden geride kalmayı tercih ediyorsunuz?

Söyleşi vermek, gazetelede, televizyonlarda görünmek bizim işimizin bir parçası. Bazılarımız seviyor, bazılarımız sevmiyor. Bana gelince, ben işin paketleme kısmınım sevmiyorum, iş kendisini gösterir diye düşünüyorum. İşten bahsetmeyince kendinden bahsetmen gerekiyor. Ve ben kendimden bahsetmeyi de sevmiyorum şu an olsuğu gibi.

Siz aslında mühendissiniz. Oyunculuğa geçişiniz nasıl oldu? Mühendis olmaktan vazgeçip oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

Matematiğe aşık biriydim ben; ama matematik bana hep bir denklem sundu; arkasından da bir eşitlik: Şunu yaparsan mutlu olursun veya mutsuz. Hayat böyle değil; sosyolojik bir denge var; yani hayat daha büyük bir denklem. Bu büyük denklemi çözebilmeye çalışmak çok daha keyifli. Oyuncu olmadan önce müzikle de ilgileniyordum. Hayatın bana sadece mühendisliği sunmadığını biliyordum; tıpkı şimdi sadece oyunculuğu sunmadığını bildiğim gibi.

Mühendis olsaydınız nasıl biri olurdunuz? Oyuncu olmak sizi ne kadar değiştirdi?

Bilmem, olamadım zaten. Belki daha gerçek olurdum.Kendimi dışarıdan izlemeye kaygım azalırdı. Çünkü bunu savaşını veriyorum kendi içimde. Yani gerçek olabilmenin savaşını… Oyunculuk bana bunu sunuyor. Sürekli ve değişken bir biçimde hissettiğim şeyleri farklı algılamama yardımcı oluyor.

Çekingen ve utangaç bir tavrınız var. Ünlü olmak dilediğiniz gibi hareket etmenizi engelliyor mu?

Yoo, öyle değilimdir aslında. Size duyduğum saygıdan böyle anlamış olabilirsiniz.Başlarda ünlü olmak dilediği gibi hareket etmeme engel oluyordu; ama şimdi biraz daha rahatım. Artık bana bakmadıklarını öğrendim; bu yüzden rahatsız olmuyorum. Öyle bir egoyla yaşayamazsınız zaten.

‘Asi’yle üstünüze yapışan Demir karakteri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizi en çok anneler seviyormuş. Bir anlamda ideal damat adayı olmak nasıl bir duygu?

Silinir. Başka bir karakteri oynayınca üstümden atarım, yapışmaz.Çok acı ama dizi bitince Demir de ölecek, sadece beş ay ömrü kaldı ve bu benim yaptığım işin sevdiğim tarafı. Diğer sorunuza gelirsek doğru anneler beni çok seviyor. Kayınvalidem de beni çok seviyor ve bu çok hoşuma gidiyor.

Bundan sonraki prjoelerinizde ne tip roller canlandırmak istiyorsunuz?

Kesinlikle beni heyecanlandıracak bir rol olmalı. Çünkü heyecanım biterse bu işi yapamam.Daha açık söylemek gerekirse sadece para için bu işi yapamam, yapmam. Şu sıralar mutsuzum mesela. Bu yoğun tempoda duygularımın yorulduğunu hissediyorum çünkü. Neyse ki beni toparlayacak birisi var hayatımda.

‘Araf’la Altın Portakal’a aday olmuştunuz. Sinema için planlarınız nedir? Dizi oyunculuğu ile sinema oyunculuğu arasında nasıl bir fark var size göre ve 10 yıl sonra kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?

Sinema için çok yeniyim. Şimdi yolu o, yanisinema gösterecek; sonra, tabii sonrası olursa, yani ‘Güz Sancısı’nın ardından yapımcılar ve yönetmenler benimle film çekmek isterlerse, ben de beni seçenler arasından bir yol bulurum kendime. 10 yıl sonra ise karımın ve çocuklarımın yanında olmak isterim. Elbette film yapıyor olmayı da çok isterim.

İki yıldır Antakya’dasınız. İstanbul’u özlüyor musunuz?

En çok eşimi özlüyorum. Sonra arkadaşlarımı ve İstanbul’u. Açıkça söylemeliyim ki, çok yoruldum artık. Ama ne mutlu ki bana, hala bir işim var ve sevdiğim işi yapabiliyorum. Yine itiraf etmeliyim ki, bir taraftan bir işim olduğu için hergün Tanrı’ya şükrediyorum, bir taraftan da bir işçi kadar çalışıp, işçilerden daha fazla para aldığım için utanıyorum. (en sonunda bir oyuncunun, sürekli şikayet etmek yerine bunu farkına varmış olduğunu, gördüğüme çok sevindim. bu kişi tabii ki Murat Yıldırım.)

Bildiğim kadarıyla Konya’da doğdunuz. Üniversiteyi İstanbul’da okudunuz. İstanbul’u nasıl yaşadınız o yıllarda?

İlk rock bara gittiğimde “Yaşasın heavy metal” diye çığlık attığımı haturlıyorum. Sonra bu çığlık yedi-sekiz yıl hiç kesilmeden sürdü. Taksim’de geçiriyordum zamanımın çoğunu. İstiklal Caddesi’ne günde ortalama iki milyon insan girip çıkar. Benim İstiklal Caddesi’nde bir mağazada çalıştığım bir dönemim oldu. Mağazada çalışan diğer arkadaşlarla yoldan geçen insanlarınhikayelerini tahmin etmeye çalışırdık. Ama emin olun hiçbir tahminimiz onların hikayeleri kadar gerçek ve çarpıcı olamazdı.

Bugün aslında en çok Taksim’i sevdiğinizi ve rock’tan hoşlandığınızı söylediniz. Nasıl biridir Murat Yıldırım?

Sevmediğim birşeyi yeterince yaptım zaten, kendimden çok bahsettim. Daha fazla bahsetmeyeyim. Çünkü daha önce de konuştuğumuz gibi hem işimde başarılı olmak hemde ailemi korumak için kendimi biraz uzak tutmalıyım.

Akşam yemeği için tercih edeceğiniz ilk 3 yer?
Doğa Balık Cihangir, Feşmekan, Arnavutköy.
Nerede spor yapıyorsunuz?
Hilside Spor Club.
Şimdiye kadar nerelerde oturdunuz?
Cevizlibağ öğrenci yurdunda ik yıl, Çapa’da üç yıl. Sonra Beşiktaş’a taşındım. Şimdi Bebek’te yaşıyorum.
Mahalle esnafından en sevdikleriniz?
Emlakçımız Sami abi, manavımız ve sularımızı getiren İsmail.
En çok hangi radyoyu dinliyorsunuz?
Açık Radyo.
İstanbul’da sizi en mutlu eden semt?
Bebek ve Cihangir.
İstanbul bir sevgili olsaydı onu elde etmek için ne yapardınız?
Kur yapardım tabii. Sonra Boğaz’a götürürdüm.
İstanbul’un en iyi kavuşma mekanı?
Bebek.
Bir kahve hakkınız var. Nerede içersiniz?
Cihangir.
Kitap ve müzik alışverişinizi nereden yapıyorsunuz?
D&R.
İstanbul’un en depresif ve en neşeli bölgeleri?
En depresif Bakırköy. En neşeli de sanırım Taksim.
Çok önemli bir misafiriniz var. Nerede ve nasıl ağırlarsınız?
Bebek’te bir balıkçıda.
En sevdiğiniz sinema salonu?
Kanyon.
Bu şehrin tadını en çok kimler çıkarıyor sizce?
Kuşlar.
Yalnız kalmak istediğinizde nereye gidersiniz?
Deniz kenarı ve sakin bir yere. Bebek’ten Yeniköy’e kadar uzanan Boğaz hattı olabilir örneğin.

About these ads

921 Yanıt to “Murat yıldırım röportajı”

  1. gozde ıkız kardesım nerdesın barı sen gel

  2. hiç bir fikrim yok. yeterki asi dizimizi geçen yıla gömmesinler başka bişey istemiyorum.

  3. ela_nur Says:

    sude burdayım ikizim kaçırdımmı seni

  4. allah korusun dızımızı

  5. yok yok kılpayı yakaladın ıkızım nasılsın

  6. yok kaçırmadın. ohhh be ikizlerin arasındayım.bi dilek tutuyum bari.

  7. ela_nur Says:

    ay canım gencerde burda negüzel karşılaştık canım nasılsın özlemişim seni

  8. ela_nur Says:

    iyiyim canım ama bugün biraz fazla yoğunum nedense artık nöbet tutamıyorum sitede :D

  9. dılegınde asıde olsun barı

  10. sağol ablacım ben işte idare ediyorum.seni sormalı.nasılsın?nasıl gidiyor?yaramaz bi durum yoktur inşallah.

  11. sen ısıne bak bacım bız engel olmıyalım

  12. allah kolaylık versın bacıma

  13. ela_nur Says:

    ayla hanımefendi uyanamamıştır henüz eeeeeee normal saat 3 lere kadar oturursa olacağı bu gece kuşu ne olacak ya ben uykusuz yaşamayam illa 8 saat uyuyucam yoksa perişan olurum nasıl dayanıyorsunuz çok üzülüyorum size bişeyde diyemiyorum kıyamıyorum

  14. aslında isimlerinizde ikiz ismi gibi gözDE ,suDE. yoksa siz gerçekten ikizisiniz ve bizimle kafamı buluyosunuz.

  15. ası ve gercek arkadaslık ınsana neler yaptırıyor goruyorsun dımıı gozdem

  16. ela_nur Says:

    canım ben şuan hem asiyi izliyorum netten (izlemeden duramam) hem fatura kesiyorum hemde size yazıyorum onun için bana işlemez yoğunluk sen düşünme her yere yetişmeye alışmışım ben tatlım balım gencer çok iyiyim şu dizimiz başla süper olucam canım sen iyisin maşallah bütün yorumları okuyorum adınıza mutlu oluyorum.gözlerim ağrıyo oku oku bitmiyo be canım coşuyosunuz benide coşturuyosunuz :D

  17. hhhhhııııııııııı oooooooooyyyyyyylllllleeeeeeeeyyyyyyyıııııııızzzzzzz ne sandın

  18. yok abla sen bize üzülme. benide 8 saaten aşağısı kesmiyo zaten :)

  19. ela_nur Says:

    bende şaşırıyorum vallahi gencer sude kendini anlatırken sanki beni anlatıyo bende çok şaşırdım bacılarım bile benzettiler ruh ikizi gibiyiz ne güzel dimi bacım aynı yaşatayız birçok aynı özellik var

  20. burayı yorumlara kapatıyorum. çok yavaşladı.

    burdan devam;

    http://asidizisi.wordpress.com/2009/01/06/asidemir-gelincik/#comment-15984

Yorumlar kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: